Neptün Koç Burcunda: Kendi Kahramanlığını Üstlenme Zamanı

2025’in bizden istediği kendimizden fazla vermememizdi. Başkaları için ne kadar efor sarf ediyorsak kendimiz için de o kadar efor sarf etmemiz gerekti. Konfor alanımızın bize hizmet etmeyen yerleri artık değişmeliydi. Şimdi ise 2026 yılının ilk önemli gelişmesini yaşıyoruz. Neptün, Zodyak’taki bir turunu tamamladı. 164 yıl boyunca ağır ağır bir burçtan diğerine ilerledi ve şimdi tüm burçlardaki seyahatini tamamlayıp yeni döngüsüne başlıyor. 26 Ocak 2026 tarihi itibarıyla Neptün, Koç burcunda! Yalnızca bir burç değişiminden değil; kolektif bilinçte yeni bir sayfanın açılmasından bahsediyoruz. Bu heyecan verici gelişmenin detaylarına birlikte göz atalım mı?

Zodyak’ın hakikat perdesi: Neptün etkisi

Biraz Neptün’ü tanıyalım mı? Hikayesi ilginçtir. Neptün, matematiksel tahminlerle keşfedilen ilk gezegendir ve ironik bir şekilde temsil ettiği ana temalardan biri de şudur:
Varsayım, sezgi, görünmeyen ama hissedilen. Şahane değil mi? Bu detaylar hayatın ne kadar güzel olduğunu hatırlatıyor işte.

Naptün’ü daha iyi anlatabilmek için hikayeyi biraz geri sarıyorum;  1781 yılında Uranüs keşfediliyor ve Uranüs’ün keşfi ile güneş sistemi genişlemiş oluyor. Uranüs’ü de ayrıca konuşacağız çünkü o da burç değiştirecek. Uranüs’ü inceleyen bilim insanları bu gezegende bir tuhaflık görüyor. Yörünge derecesi çok yüksek; yani yan yatıp dönüyor gibi. Anlamlandırmaya çalışırken birçok teori üretiliyor. İçlerinden biri de şu: “Bu hareketi etkileyen başka bir kütle olmalı”. Eğer gökyüzünün bir yerinde Uranüs’ün yörüngesini etkileyen bir cisim varsa bu çok tatminkar bir açıklama olur. Peki nerede nasıl bulacağız? Çeşitli hesaplamalarla birlikte gökyüzünün bir noktasında bir kütlenin olabileceği fikrine ulaşınca, teleskoplar oraya çevrildiğinde Neptün ile bilinçli bir şekilde karşılaşılıyor. Bilinçli bir şekilde diyorum, çünkü Neptün zaten daha önceden gözlemlenen bir gökcismiydi. 1600’lerde Galilei de Neptün’ü görmüş ama çok yavaş hareket ettiği için bir yıldız olarak görmüş ve ilgisini oraya çevirmemiş. Bu, Neptün’ün sembolizmasını mükemmel bir şekilde anlatıyor: Gerçek, oradadır. Ama ancak görmeye hazır olduğunda görünür. Özetle, gerçek olanla iç içe olmamız, onu gördüğümüz anlamına gelmiyor.

Kıssadan hisse bize ne mesajlar düşüyor derseniz; Neptün perdedir. Hakikat perdesi… Kendi gerçeklerini ancak görmek istersen görebilirsin. Görmeye hazır olduğunda perde çekilir ve gerçeklerle yüzleşilir. İşte Neptün bunu anlatır. Aynı zamanda hayal gücü, idealizm, inançlar, kolektif bilinç ve fedakarlıktır.

Keşfedildiği zamanın haritasına bakıldığında Satürn ile tam kavuşumda. 25 dereceye 25 derece. Mitolojik olarak Neptün, Poseidon, Satürn ise Kronos, yani baba oğul yan yanalar. Astroloji sembolizması ile baktığımızda Satürn tezahür yasasıdır, yani somutlaşmadır. Ete kemiğe bürünmesidir. Ve bilimin de yöneticisidir. Yani varsayım ve hesaplama ile ilgili bir gezegenin keşfinde eşlikçi elbette ki Satürn olacaktı. Keşif haritasında Neptün’ün Satürn ile tam kavuşumda olması da tesadüf değildir. Satürn somutlaştırır, yapı kurar, gerçeklik kazandırır. Yani sezgisel olanın ete kemiğe bürünmesi için Satürn gerekir. Neptün hayal eder, Satürn gerçeğe çevirir.

Gökyüzü bizi yeni döngüye nasıl hazırladı?

Kolektif pencereden bakarsak, insanlık günümüze gelene dek çok gelişti, teknoloji çok değişti. Şimdiki Neptün Koç transiti elbetteki bir önceki ile birebir aynı olmayacaktır; gelişim spiraldir. Başa döner gibi görünür ama aslında bilinç sıçrayışı yaşamıştır şimdi farklı bir yolculuk içindedir. Bizim Neptün’ümüz de öyle. 26 Ocak 2026 tarihinde Neptün, Koç burcuna geçerek yeni bir döngüyü başlatacak. An haritasında Satürn burç dışından kavuşumda olacak. Ancak tam kavuşumları 20 Şubat’ta gerçekleşecek. Bitmedi; bir de Koç’un yönetici gezegeni Mars Nisan ayında bu iki gezegenle kavuşacak.

Bu noktaya gelişimiz tesadüf değil. Biz bu tarihe kadar gökyüzünden ne mesajlar aldık biliyor musunuz? Önce Ay Düğümleri Koç-Terazi aksındaydı ve sen-ben dengesini öğretti: “Çok verici olmak ya da çok yalnız olmak zorunda değilsin.” Hayatın merkezinde kalarak, hayatı paylaşmayı deneyimlemizi istedi. Sonra Ay Düğümleri Başak-Balık aksına geçti ve bu kez gökyüzü dedi ki: “Bazen çok oldurmaya çalışıyorsun. Ancak o, olması gereken şey olmayabilir.” Kurban-kurtarıcı-zorba döngülerinden sıyrılmamızı ve gereksiz işlerden, gereksiz kahramanlıklardan arınmamızı istedi.

Tüm bunlar olurken Satürn ve Neptün, Balık seyrindeydi. Bizi biraz spiritüel alana çekti. “Sadece beden değilsin, bedenin bilgeliğini ruhen duyumsayabilirsin” dedi ve biz kendimizle ilgilenmeye başladık. Bize aktarılan inançlardan, bakış açılarından özgürleşmeyi deneyimledik ya da bunu deneyimleyebileceğimizi gördük. Boşuna popüler olmadı bu sistemler. İnsanlığın şu an buna ihtiyacı var. “Herkes astrolog, herkes koç, herkes psikolog” demeyin; öyle olmalı bu dönemde. Son olarak gökyüzü bize olasılıklar denizinde yüzdüğümüzü ve bu denizden yararlanmaya doğuştan hakkımız olduğunu hatırlattı. Yani gerçek arzularımızı bilirsek, onları gerçekleştirecek seçimler yapabiliriz. Hatalı seçimler yaptığımızı sonuçlarından anladık, ne konuda başarılı olduğumuzu da sonuçlarından gördük. 2025 o yüzden zorlayıcı bir yıldı.

Neptün, Koç burcunda nasıl etkiler verecek?

Koç, Zodyak kuşağının ilk burcudur. Başlangıçtır, eylemdir, “ben varım” demektir. Cesareti, dürtüyü, ilk adımı temsil eder. Zodyak’ın ilk ateş enerjisi olan Koç, eyleme geçmek ve adım atmakla ilgilidir. Neptün ise sınırları eritir, benliği yumuşatır, bireysel olanı kolektifle buluşturur. Ancak Koç çok bağımsızdır, tek başına hareket etmeyi sever. Bu yüzden Neptün buraya geldiğinde, ilk önce ne yapmamız gerektiğini bilemeyebiliriz.

Ve şimdi Artık Neptün Koç seyrinde; arınmış bir vaziyetteyiz. Bu, hayal kurmanın tek başına yetmediği; hayalin arkasına cesaret koymamız gereken bir dönem demek. Başlangıçta bu enerjiye uyumlanana kadar nasıl ve ne zaman harekete geçeceğimizi bilemeyebiliriz. Sadece içimizde bir dürtü hissedebilir, hayal kurabiliriz. Ancak orada da Satürn yetişecek ve 14 Şubat 2026 tarihinde Koç’a geçtiğinde çok daha net olmaya başlayacağız. Zamanı kullanmayı, zamanla iş birliği yapmayı öğreneceğiz. Hayallerimizi somutlaştırmak için eylem ve emek yasasını çalıştırmayı öğreneceğiz. Herkesin kendi içinde bir kozmos olduğunu, dolayısıyla herkesin kendine özgü hareketler yaptığını göreceğiz.

Bu dönemde, “bunu zaten herkes yaptı” diyerek hareketlerinizi kısıtlamayın. Asıl soru şu olmalı: “Ben bunu yaparken canlı hissediyor muyum?” Hareket noktanız eğlenmek, yaparken mutlu ve tatmin olmak olsun. Bırakın diğerlerinin ne yaptığını, siz ne yapacaksınız, ona konsantre olun.

Neptün ayrıca idealize etmektir. Ocak ayında Mars da Kova burcunda olacak. O yüzden kolektife ve topluluklara hizmet teması çok yoğun olacak. Yani “attığım adım öyle bir şey olsun ki dünya kurtulsun” gibi bir hava olacak gökyüzünde. Ancak bu atmosferde kendinizi kaptırmanızı tavsiye etmem. Siz kendinizi ne kadar geliştirirseniz zaten o kadar kolektife katkıda bulunuyorsunuz demektir. Büyük işler başarmaya konsantre olmak yerine (çünkü bu da erteleme getirir) “Ben neler yapabilirim?” diye sormak, canınız ne yapmak istiyorsa ona odaklanmak çok başarılı sonuçlar verecektir. Bu sırada ekiplerden yardım alabilirsiniz. Tek başınıza her şeyi üstlenmeye çalışmak da kendinize ekstra stres ve yük yüklüyorsunuz demektir.

Son söz. Neptün herkese kendi kahramanı olmayı, kendi kurtarıcısı olmayı, kendi sahnesini, senaryosunu hazırlamayı öğretecek. Satürn ise bunu ne zaman, nasıl, hangi planla yapmanız gerektiğini söyleyecek. Mars da hareket etmeniz için size gereken cesareti ve gücü getirecek. Anlayacağınız, gökyüzü sizi hep birlikte destekliyor. Harekete geçmek için bundan daha sembolik bir zaman olabilir mi?

Kaynakça