Bed Rotting: Yatakta Tembellik Yaparak İyileşmek

TikTok ve Instagram’da karşımıza çıkan bed rotting, adını ilk duyduğumuzda kulağa neredeyse distopik gelen ama aslında modern yaşamın hızına bir tepki olarak yükselen bir trend. Basitçe anlatmak gerekirse, “bed-rotting” gün boyunca yatağın içinde kalarak hiçbir şey yapmamak, telefon bile açmadan sadece dinlenmek, uyumak veya tavana bakmak… Ama bu kavramın ardında yatan çok daha derin bir hikaye var… Bed rotting nedir, nasıl uygulanır?

Bed rotting nedir?

Türkçe’ye “yatakta çürümek” gibi çevrildiğinde kulağa biraz ilginç gelse de aslında mesele tam da bu; yatağın içinde saatlerce, hatta gün boyunca kalmak ve hiçbir şey yapmamak. Sosyal medyada özellikle Z kuşağının diline pelesenk olan bu terim, modern hayatın temposuna sessiz bir başkaldırı gibi. Üretkenlik takvimleri, motivasyon sloganları ve bitmeyen yapılacaklar listeleri arasında bed-rotting, “durmanın” da bir seçenek olduğunu hatırlatıyor. Yani bir anlamda, kendine izin vermenin en tembel ama en dürüst hâli.

Bu konseptin bu kadar çekici hale gelmesinin nedeni de biraz bu; kimseye açıklama yapmak zorunda kalmadan, tamamen kendine ait bir alan yaratmak. Toplumsal olarak tembelliğe yüklenen olumsuz anlamın tersine, bed-rotting zihinsel sağlık için gerekli bir “durdurma tuşu” haline geliyor.

Bed-rotting, sadece bir tembellik manifestosu değil; sürekli üretkenlik baskısı altında yaşayan bir neslin “durmaya” hakkını geri alma çabası. Terapötik Tembellik (Therapeutic Laziness) akımının bir uzantısı olarak da görülebilir. Kapitalist sistemin “hep daha fazlasını yap” kültürüne karşı bed-rotting, “hiçbir şey yapma” pratiğini bir tür iyileşme ve direnme aracı hâline getiriyor.

iyi oluş günlüğü banner

Yatağınızı bir “iyileşme kozası” haline getirin.

Bed-rotting’in bir kural kitabı yok, zaten olursa konseptin ruhuna aykırı olurdu. Ancak temeli, yatağı yalnızca uyumak için değil, bir kaçış alanı, bir iyileşme kozası gibi kullanmaya dayanıyor. Sabah uyandığınızda yataktan kalkmamak, belki telefonunuzu bir kenara bırakmak, belki de hafif bir müzik açıp pencereden gelen ışığı izlemek… Zamanla bed-rotting, “sadece yatmak”tan öteye geçip küçük bir mindfulness pratiğine dönüşebiliyor.

Bazıları için bu saatler meditasyonla birleşiyor; kimisi hafif aromaterapi kokularıyla odasını dolduruyor; kimisi tamamen sessizliği tercih ediyor. Amaç, bir şey üretmek değil, tüketmek değil, aksine zihni ve bedeni yeniden sıfırlamak.

Her ne kadar “hiçbir şey yapmamak” ana fikir olsa da, bed-rotting’i küçük keyiflerle zenginleştirmek mümkün. Belki sabah kahvesini yatağa taşımak, belki sevdiğiniz bir battaniyeye sarılmak, belki hafif bir yoga esnemesiyle günü yavaşlatmak… Bu anlar, basitliğin ve durmanın da şifa olabileceğini hatırlatıyor. Çünkü özellikle bu dönemde en büyük lüks, hiçbir şey yapmamak haline gelmiş durumda.

Kaynakça
bed rotting, yatakta tembellik