Başkalarının Hayatı Neden Bizi Bu Kadar Etkiliyor? Kıyasla Nasıl Başa Çıkarız?

Başkalarının hayatındaki bir başarı, bir ilişki, bir beden, bir yaşam tarzı zihnimizi çok hızlı bir kıyasa itebilir. Kendimizi anlamak için başkalarına bakma eğilimi oldukça insani bir durum. Ancak sorun şu ki, çoğu zaman fark etmeden kendimizi bizden daha “iyi” görünen insanlarla karşılaştırıyoruz. Bu kıyas, motivasyon vermek yerine içten içe değersizlik hissini büyütebiliyor. Başkalarının hayatından neden bu kadar etkileniyoruz ve kıyasla nasıl başa çıkarız; tüm bu soruların yanıtlarını psikolojik perspektif ile arıyoruz!

Sosyal karşılaştırma nedir?

Kıyas sürecini anlamak için en temel çerçevelerden biri, Sosyal Karşılaştırma Kuramı’dır. Bu kurama göre insanlar, kendi değerlerini ve yeterliliklerini değerlendirebilmek için başkalarını referans alır. Bu karşılaştırmalar iki şekilde gerçekleşir:

  • Yukarı yönlü karşılaştırma: Kendinizden daha iyi gördüğünüz kişilerle yapılan kıyas
  • Aşağı yönlü karşılaştırma: Kendinizden daha kötü durumda olduğunu düşündüğünüz kişilerle yapılan kıyas

Yukarı yönlü karşılaştırma, motivasyon sağlayabileceği gibi çoğu durumda yetersizlik ve değersizlik hissini de artırır. Özellikle zaten kırılgan bir öz değer algısına sahipseniz, bu karşılaştırmalar sizin için tehdit edici hale gelir.

Koşullu öz değer algısı nasıl şekilleniyor?

Birçok insanın öz değer algısı koşulludur. Yani kişi kendini ancak belirli kriterleri sağladığında “yeterli” hisseder. Bu durum psikolojide koşullu öz-değer olarak ele alınır. Bu noktada kendimizi belirli standartlara göre değerlendiririz; bu standartları dış dünyadan, yani başkalarının hayatlarından alırız. Ulaşamadığımızda ise değersizlik hissederiz. Bu nedenle başkalarının hayatı, bizim için yalnızca bir “bilgi” değil, aynı zamanda kendi değerimizi ölçtüğümüz bir ölçek haline gelir.

Modern bağlamda kıyasın yoğunlaşmasının en önemli nedenlerinden biri şüphesiz ki sosyal medya. Dijital platformlar, bireylerin hayatlarının en seçilmiş, filtrelenmiş ve genellikle idealize edilmiş versiyonlarını sunmalarına olanak tanıyor. Biz ise kendi hayatımızın her halini biliyoruz. Yorgunluk da, kararsızlık da, kötü seçimler de hepimizin hayatının bir gerçeği. Başkalarının “en iyi anlarını”, kendi hayatımızın “en sıradan ve zor anlarıyla” karşılaştırıyoruz. Bu bilişsel çarpıtma sonucunda başkalarının yaşamı, görünüşü ve ilişkileri olduğundan daha kusursuz algılanırken, kendi hayatımız olduğundan daha yetersiz hissettiriyor.

Kıyasla nasıl başa çıkabiliriz?

Elbette kıyas yapmamaya çalışmak pek gerçekçi bir yaklaşım değil. Ancak kıyasın sizi nasıl etkilediğini değiştirmeniz mümkün.

Önce fark edin: Bu bir kıyas anı

Birini gördüğünüzde içinizin sıkıştığını fark ettiğiniz an, durun ve şunu söyleyin: “Şu an kendimi kıyaslıyorum.” Bu küçük farkındalık bile otomatik düşüncenin gücünü azaltır.

Aslında neye canınız sıkılıyor?

Bazen kıskandığınız şey gerçekten sizin de elde etmek istediğiniz bir şey iken, bazen sadece size “olmanız gerektiği söylenen” bir idealdir. Düşünmek için kendinize zaman tanıyın; gerçekten o hayatı mı istiyorsunuz, yoksa öyle olması gerektiğine mi inandırıldınız?

Hikayeyi yakalayıp sorgulayın

Kıyas anının ardından zihin hemen bir cümle kurar: “Ben yeterli değilim.” Burada biraz yavaşlayın ve kendinize sorun: Bu gerçekten bir gerçek mi, yoksa bir yorum mu? Herkes mi sizden daha iyi, yoksa siz mi öyle hissediyorsunuz? Unutmayın ki çoğu zaman bu düşünceler bilişsel çarpıtmadır, gerçek değil.

Maruz kaldığınız içeriği düzenleyin

Sosyal medya hepimizi sandığımızdan daha fazla etkiliyor. Oysa ki maruz kaldığınız içerikleri kontrol edebilirsiniz. Belki de sizi kötü hissettiren hesapları neden takip ettiğinizi sorgulama zamanı gelmiştir. Yerine size iyi gelen, daha gerçekçi içerikler koyabilir misiniz? Gerekirse size kötü hissettiren hesapları takipten çıkın veya sessize alın.

Kendi hızınızı kabul edin

Belki de kabul etmesi en güç gerçek bu; herkesin hayat temposu farklı. Kiminin zamanı şimdi, kimininki sonra. Ancak kıyas yaptığınızda bunu unutuyorsunuz ve herkesi tek bir zaman çizelgesinde değerlendiriyorsunuz. Oysa hayat lineer bir yarış değil.

Başkalarının hayatının sizi etkilemesini zayıflık olarak değerlendirmeyin. Hepimiz insanız ve kıyas da insan olmanın bir parçası. Ancak o etkiyi nasıl yorumlayacağınız sizin elinizde. Belki bir dahaki sefere biriyle kendinizi kıyasladığınızda hemen kendinize yüklenmek yerine şunu demeyi deneyebilirsiniz: “Bu his bana bir şey anlatıyor olabilir.” Durup gerçekten dinlerseniz, kıyas sizi küçülten bir davranış olmaktan çıkıp, kendinizle ilgili önemli ipuçları veren bir yere dönüşebilir.

Kaynakça