Doğanın İyileştiren Gücü: Shinrin-yoku

“Kendi kendini cennetten kovmadan önce insan avcılık ve toplayıcılıkla geçiniyor, iklimlere ve yaşam döngüsüne göre yiyeceğini elde ediyordu. Elbette mağaralara dönüp yeniden göçebe avcılara dönüşmeyeceğiz ama zannettiğimizden daha yakın olan doğanın iyileştirici gücünden, cennet bahçesinden yeniden faydalanmak bizim elimizde. Shinrin-yoku işte tam da bu demek.” diye tanımlıyor Héctor García ve Francesc Miralles, Japonların kadim kültürü Shinrin-yoku pratiğini.

İlk kez 1980’li yılların başında sözü geçmeye başlayan ve Shinrin “orman” ve yoku “banyo” kelimelerinden türeyen Shinrin-yoku terimi bugün uluslararası dilde “orman banyosu” olarak tanımlanıyor. Doğayla iç içe olmanın insan sağlığına iyi geldiği düşüncesine dayanarak Japonya Orman Bakanlığı 1982 yılında halkını orman banyosu yapmaya teşvik etmek için ulusal bir program başlatmış. O dönem bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar ağaçların kendilerini korumak amacıyla salgılamış olduğu fitonsit adı verilen bileşiklerin, insanlar üzerinde de oldukça iyileştirici etkiler gösterdiğini desteklemiştir. Ormanda veya yeşil alanlarda yapılan yürüyüşlerin, hatta bir bahçeyi sadece seyretmenin bile stres hormonlarını azalttığı, kalp ritmini ve kan basıncını düzenlediği, kansere karşı vücudumuzun bağışıklık direncini artırdığı, dinginlik ve anda kalma hali sağladığı, uyku düzenini iyileştirdiği görülmüştür.

Bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçlar, ruh-beden-zihin dengemizi koruyabilmek için doğayla olan bağımızın yeniden kurulması gerektiğini net bir şekilde belirtiyor. 18. veya 19. yüzyılda doğup daha yavaş ve doğaya daha bağlı bir hayat yaşama, her gün saatlerce doğa yürüyüşleri yapma şansına sahip değiliz belki ama en azından haftanın bir günü evimize en yakın parkta veya ormanda zaman geçirerek ihtiyacımız olan asıl şeyin doğanın iyileştirici gücü olduğunu fark etme şansı tanıyabiliriz kendimize.

İlgini çekebilir: Mantra Meditasyonu ile Sesin Şifası: Beden, Zihin ve Ruh Bütünlüğünü Dengeleme

5 Adımda Doyasıya Bir Orman Banyosu

Shinrin-yoku kitabına göre, doğada geçirdiğimiz vaktin kısa da olsa dolu dolu yaşanabilmesi ve gerçek bir orman banyosu olabilmesi için takip etmemiz gereken 5 adım bulunuyor.

  1. Orman banyosunun amacı ormanda bütünüyle var olmak ve tüm benliğimizle orada olmak. Politikadan, ekonomiden söz ederek geçirilen, bildirim sesleriyle sürekli uyaranlara maruz kaldığın bir doğa yürüyüşündense; sessizlik içinde, rüzgârı ve gökyüzünden süzülen ışığın sıcaklığını hissettiğin bir yürüyüşün tadına var.
  2. Yürüyüşünü bir hedef veya varış noktası değil iç güdülerin yönlendirsin. Bir yere yetişmek için değil, orada sadece var olmak, bazen manzarayı seyre dalmak, gözleri kapatıp ormanın ferahlatan kokusunu, sessizliğin sesini fark etmek için yürü.
  3. Hayatlarımızın büyük çoğunluğunu “savaş ya da kaç” refleksiyle geçirdiğimiz için doğru nefes almanın şifasını keşfedemiyoruz çoğu zaman. Orman banyosu yeni doğmuş bir bebek gibi yeniden nefes almayı hatırlamak için bir fırsat. Keskin ve hızlı nefeslerdense, karın-akciğerler ve köprücük kemiklerine kadar alınmış, derin ve yavaş nefesler anda kalmamızı kolaylaştırır ve yararlı fitonsitlerin içimize nüfuz etmesine izin verir. Yürürken, ağacın altında dinlenirken, manzaranın keyfine varırken yavaş ve derin nefesler almayı dene.
  4. Her ne kadar sakin bir ruh haliyle anın içinde olmayı amaçlasak da yetiştirmemiz gereken işlere, gergin anlarımıza dair günlük hayatımızdan düşünceler üretmeye devam edebiliriz. Onları “Hayır, şu an sırası değil!” diye uzaklaştırmaya çalışmaktansa, bu düşüncelerin var olduklarını ve her şey gibi geçici olduklarını kabul etmek, üstesinden gelme gücünün içinde var olduğunun farkına varmak ve aklından geçip giderken onları sadece gözlemlemek iyi gelecektir.
  5. Bütünün bir parçası olduğunu, bitkilerle, hayvanlarla, insanlarla, gökyüzüyle, okyanuslarla bir olduğunu hayal et. Her şeyin birlik olduğu, birbirini tamamlayan bir bütünün parçası olduğu inancıyla sizi bir araya getiren bütüne ve bunu hissetme şansına sahip olduğun için kendine teşekkür et.

İlgini çekebilir: Topraklanma ile Doğadan Güç Alarak Rahatlayın

Yaşam alanlarımıza Shinrin-yoku pratiğini dahil etmek…

Günlük koşturmalarımız arasında bazen haftada bir gün bile olsa doğada olma fırsatımız olmayabiliyor. Böyle zamanlarda evlerimizde de yeşil alanlar yaratarak orman banyosu pratiğini hayatımıza alabileceğimiz bazı yöntemler bulunuyor.

Stresli bir günün ardından;

  • ormanlarda ve doğal yaşam alanlarında çekilmiş film veya belgeseller izlemek,
  • evini dekore ederken doğa figürleri içeren resim ve tablolar kullanmak,
  • evinde ve balkonunda bitki yetiştirmek ve düzenli olarak onların bakımını yaparak toprakla vakit geçirme zamanları yaratmak,
  • bir buhurdan ve uçucu yağ temin ederek aromaterapinin iyileştirici gücünden yararlanmak,
  • bitkisel çaylarla fincanına ormanları, bahçeleri davet etmek uygulayabileceğin belki daha ulaşılabilir yöntemlerden bazıları.

Jack Kerouac’ın Zen Kaçıkları kitabında ifade ettiği üzere “Böyle olur insan ormandayken. Bakarsın her şey bildik, tanıdık çıkar. Kavuşmuş gibi eski dostlara, çoktan ölmüş bir akrabana. Bir çocukluk rüyası gibidir bu, akıp giden suların sürüklediği unutulmuş bir şarkı gibi. En çok da unutulmuş çocukluğumun, geçmişlerdeki insanlığın, tüm yaşayan ve ölmüş varlıkların milyonlarca yıldır birikip artık taşan gönül kırıklıkları gibi. Üstümüzden geçip giden şu bulutlar şahit olur bu duygulara (onlar da yalnız ve garip zaten).”

Eski, en kadim dostumuza yeniden kavuşmanın, ona yeniden bağlanmanın coşkusunu doyasıya hissetmeniz dileklerimle…

Kaynaklar